2/02/2025

İbn Sina ve Modern Tıbbın Temelleri: Hipokrat’tan Avicenna’ya Bir Yolculuk

İbn Sina ve Modern Tıbbın Temelleri: Hipokrat’tan Avicenna’ya Bir Yolculuk


Roma’nın En Büyük Doktoru Kimdi?



Antik Roma döneminde tıp alanında öne çıkan en büyük doktor Galen (Claudius Galenus, M.S. 129-216) idi. Galen, Hipokrat’ın tıbbi bilgilerini sistematik hale getirerek Roma İmparatorluğu’nda tıp alanında uzun yıllar otorite oldu. Gladyatör doktoru olarak başladığı kariyerinde imparatorların özel hekimi olmuş, anatomi ve fizyoloji üzerine birçok keşifte bulunmuştur. Ancak, Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle Galen’in tıbbi bilgileri büyük ölçüde kaybolmuş ve Orta Çağ Avrupası bu bilgileri unutmuştur.


İşte bu noktada İbn Sina (Avicenna, 980-1037) devreye girmiş ve antik tıbbi bilgileri hem koruyup hem de geliştirerek modern tıbbın temel taşlarını atmıştır.


İbn Sina Hangi Kitaplarla Bilgilerini Geliştirdi?


İbn Sina’nın bilgilerini geliştirmesinde üç ana kaynak vardı:

 1. Antik Yunan ve Roma Metinleri:

 • Hipokrat (M.Ö. 460-370) ve Galen’in (M.S. 129-216) eserleri

 • Dioscorides’in (M.S. 40-90) “De Materia Medica” adlı kitabı (Bitkisel ilaçlar üzerine yazılmış önemli bir eser)

 • Platon ve Aristo’nun doğa felsefesi eserleri

 2. İslam Dünyasındaki Önceki Bilim İnsanlarının Çalışmaları:

 • Er-Razi (Rhazes, 865-925) – Çiçek ve kızamık hastalıklarını tanımlamıştı.

 • El-Kindi (801-873) – Farmakolojinin temellerini atmıştı.

 3. Kendi Gözlemleri ve Deneyleri:

 • İbn Sina sadece eski bilgileri aktarmakla kalmamış, kendi klinik gözlemlerini de kullanarak tıp bilgisini ileriye taşımıştır.


İbn Sina’nın En Önemli Eseri: El-Kanun fi’t-Tıbb


İbn Sina, 1025 yılında yazdığı El-Kanun fi’t-Tıbb (Tıbbın Kanunu) adlı eserinde, hem Antik Yunan tıbbını hem de kendi tıbbi deneyimlerini birleştirmiştir. Bu kitap:

 • Avrupa’da 600 yıl boyunca (12. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar) tıp ders kitabı olarak okutulmuştur.

 • Oxford, Paris ve Bologna gibi Avrupa’nın en büyük üniversitelerinde temel tıp kitabı olarak kullanılmıştır.

 • Hastane düzenlemeleri, ilaç kullanımı ve cerrahi teknikler konusunda modern tıbba yön vermiştir.


İbn Sina’nın tıbbi bilgileri, Rönesans döneminde Avrupa’daki modern tıp gelişmelerine büyük katkı sağlamıştır.


Hipokrat ve Tıp Yemini


Hipokrat (M.Ö. 460-370), Antik Yunan’ın en ünlü doktorlarından biridir. Tıp etiği ve doktorluk meslek ahlakının temelini atan kişidir. Bugün doktorların ettiği Hipokrat Yemini, onun öğretilerine dayanır.


Ancak, Hipokrat’ın bilgileri Roma ve Orta Çağ Avrupa’sında büyük ölçüde unutulmuştu. Eğer İbn Sina, Galen ve Hipokrat’ın eserlerini Arapça’ya çevirip geliştirmeseydi, Avrupa’da tıp eğitimi çok daha geri kalmış olabilirdi.


Bu nedenle, modern tıp etiğinin gerçek taşıyıcısı aslında İbn Sina’dır. Tıp yemini “Hipokrat Yemini” olarak anılsa da, onun mirasının devam etmesini sağlayan kişi İbn Sina olduğu için, bu yemine “İbn Sina Yemini” demek daha doğru olmaz mı?


Avrupa’da İbn Sina’nın Etkisi ve “Avicenna” Adı


Orta Çağ Avrupası’nda İbn Sina’nın ismi Latince’ye “Avicenna” olarak çevrilmiştir. Bu, onun Asyalı  Özbek kimliğinin ve doğulu bir bilim insanı olmasının Avrupalılar tarafından gizlenme çabasıyla açıklanabilir. Hristiyan dünyası, uzun süre boyunca Semerkant medeniyetinden gelen bilim insanlarının katkılarını kabul etmek istemediği için, İbn Sina’nın eserlerini “Avicenna” adıyla yaymış ve onun doğulu kimliğini gölgelemeye çalışmıştır.


Ancak gerçek şu ki, bugünkü Avrupa tıbbının temellerinde en büyük pay sahiplerinden biri İbn Sina’dır.


İbn Sina’nın Okuduğu ve Ders Olarak Okutulduğu Üniversiteler


İbn Sina, Buhara ve Rey’de eğitim almıştır ancak herhangi bir medreseye bağlı kalmamış, kendi kendini yetiştirmiştir.


Ancak onun El-Kanun fi’t-Tıbb adlı kitabı, şu üniversitelerde yüzyıllarca ders kitabı olarak okutulmuştur:

 • Salerno Üniversitesi (İtalya) – 12. yüzyıldan itibaren okutulmuştur.

 • Montpellier Üniversitesi (Fransa) – Avrupa’nın en eski tıp fakültelerinden biridir, İbn Sina’nın eserleri burada okutulmuştur.

 • Paris Üniversitesi (Fransa) – Rönesans döneminde bile İbn Sina’nın kitapları ders kitabı olarak kullanılmıştır.

 • Oxford Üniversitesi (İngiltere) – Orta Çağ boyunca İbn Sina’nın tıbbi bilgileri burada öğretilmiştir.

 • Bologna Üniversitesi (İtalya) – Avrupa’nın en eski üniversitelerinden biri olup, İbn Sina’nın eserleri burada okutulmuştur.


İbn Sina’nın Modern Tıbba Katkıları

 • Hastane düzeni ve hijyen kurallarını tanımladı.

 • Bulaşıcı hastalıkların su ve hava yoluyla yayılabileceğini keşfetti.

 • İlk defa psikoterapi ve ruh sağlığı üzerine yazılar yazdı.

 • Klinik deneyimlere dayalı modern teşhis yöntemlerini tanıttı.

 • Farmakoloji ve ilaç bilimi konusunda detaylı çalışmalar yaptı.


Bugün hastaneler, İbn Sina’nın önerdiği şekilde bölümlere ayrılmış, uzman doktorlar ve hemşirelerle donatılmıştır. Onun önerdiği sistem, bugünkü modern hastane yapısının temelidir.


Sonuç: Aslında “İbn Sina Yemini” Olmalı mı?


Hipokrat tıp etiğinin temelini atmış olabilir, ancak bu bilgileri koruyup geliştiren kişi İbn Sina’dır. Eğer İbn Sina, Hipokrat ve Galen’in eserlerini koruyup ilerletmeseydi, bugünkü modern tıp çok daha geride olabilirdi.


Bu yüzden, tıp mesleğine adım atan doktorlar için edilen yeminin “Hipokrat Yemini” yerine “İbn Sina Yemini” olarak anılması tarihsel açıdan daha adil olurdu. Çünkü İbn Sina, sadece bilgileri korumakla kalmamış, tıbbı bambaşka bir seviyeye taşımıştır.


Bugün Avrupa’daki birçok doktor, hastanelerde İbn Sina’nın mirasını yaşatırken, onun adının yeterince anılmaması büyük bir eksikliktir. İbn Sina’nın tıbbi mirası, tıp etiğinden farmakolojiye kadar her alanda modern tıbbın temelini oluşturmaktadır.


Eğer tıp alanında bir isme saygı gösterilecekse, bu isim sadece Hipokrat değil, aynı zamanda İbn Sina olmalıdır!