3/02/2025

Carl Sagan Amerika Birleşik Devletleri’nin 1945’ten bu yana Soğuk Savaş’a ne kadar para harcadığını düşünüyorsunuz?

 Carl Sagan

Amerika Birleşik Devletleri’nin 1945’ten bu yana Soğuk Savaş’a ne kadar para harcadığını düşünüyorsunuz?

Bazen bu soruyu soruyorum ve izleyicilerin arkasından bir cevap geliyor: “Milyarlar ve milyarlarca.”


Büyük bir hafife alma, milyarlar ve milyarlarca.



Amerika Birleşik Devletleri’nin 1945’ten bu yana Soğuk Savaş’a harcadığı para miktarı yaklaşık 10 trilyon dolar.


Trilyon, T ile başlayan büyük olanı.


10 trilyon dolara ne satın alabilirsiniz?


Cevap: Amerika Birleşik Devletleri’ndeki her şey—arazi hariç.


Her bina, kamyon, otobüs, araba, tekne, uçak, kalem, bebek bezi.


Amerika Birleşik Devletleri’nde arazi dışında her şey.


İşte Soğuk Savaş’ta harcadığımız şey buydu.


Şimdi sorayım:


Rusların işgal edeceği kesin miydi?


%100 müydü?


Sanırım değil, çünkü hiç işgal etmediler.


Ya işgal ihtimali sadece %10 olsaydı?


Büyük askeri harcamaları savunanlar ne derdi?


Şunu söylerlerdi: “İhtiyatlı olmalıyız. Sadece en olası senaryoya güvenemeyiz. Eğer en kötü ihtimal gerçekleşirse ve bu bizim için son derece tehlikeli olursa, buna hazırlanmalıyız.”


Uzak ihtimaller eğer yeterince ciddiyse, hazırlıklı olmak gerekir.


Bu klasik askeri düşüncedir: “En kötü duruma hazırlanırsınız.”


O halde, bu argümanı savunanlara—Wall Street Journal’ın editoryal sayfası da dahil—şunu soruyorum:


Aynı argüman neden küresel ısınma için geçerli değil?


Bunun %100 olasılıkla gerçekleşeceğini düşünmüyor musunuz?


Tamam, bunu düşünmeye hakkınız var.


Ama gerçekleşme olasılığı küçük bile olsa, sonuçları çok ciddi değil mi?


O halde, bunu önlemek veya etkilerini hafifletmek için ciddi bir yatırım yapmanız gerekmez mi?


Carl Sagan’ın bu sözleri, savaş harcamalarının büyüklüğüne ve insanlığın geleceğe yönelik yatırımları ihmal edişine dair çarpıcı bir eleştiri sunuyor. Soğuk Savaş boyunca harcanan 10 trilyon doların, sadece askeri amaçlara yönlendirilmesi yerine bilime, eğitime, çevreye ve toplumun refahına harcanmış olsaydı, insanlık bugün çok daha farklı bir yerde olabilirdi.


Bugün bile, savaş sanayisi hâlâ bütçeleri tüketiyor ve geleceğe dair yatırımları baltalıyor. Dünya, sürekli “yap ve yık” döngüsü içinde, kaynaklarını savurganca tüketiyor.


Bu süreçte en büyük bedeli kim ödüyor? İklim krizi, hızla derinleşerek dünyayı yaşanmaz hale getiriyor. Bilim ve ilim, yeterince desteklenmediği için insanlığın potansiyelini gerçekleştirmesi engelleniyor. Sosyal devlet anlayışı, yani toplumun refahı için yapılan yatırımlar, giderek yok oluyor.

Sagan’ın vurguladığı gibi, eğer insanlık uzun vadeli düşünmeyi öğrenmez ve kaynaklarını doğru yönlendirmezse, sadece kendi geleceğini değil, gezegenin kendisini de tehlikeye atmaya devam edecek.


@sıkı hayranlar